Gönderen: eesenkal | 03/02/2010

Eleştiri nasıl olmalı

Sosyal yaşamda ve iş ortamlarında yaşanan sorunların çok önemli bir kaynağı güven eksikliği nedeniyle açık ve dürüst iletişim kurulamamasıdır. İnsanlar gerçekleri söylediklerinde çoğu kez tepkiyle karşılaşmakta söylediklerine söyleyeceklerine pişman olmaktadırlar. Çoğu zaman da böyle bir endişe duydukları için açık ve dürüst iletişim kurmaktan, gerçekleri konuşmaktan.

Gerçekler çoğu kez görülmek istenmeyen gizlenen durumlardır. İnsanlar kendi eksik ve zayıf yönlerini görmek istemezler, bazen bunu kendilerinden bile gizlerler. Bunları inkâr ederler bir süre sonra buna kendileri de inanırlar. Diğer taraftan, kendilerini haklı, güçlü ve başarılı görmek ve göstermek için nedenler bulurlar ve bunları kanıtlayacak örnekler yaratırlar. Yaşadıkları durumları bu şekilde algılar ve yorumlarlar. Oysa çoğu kez karşıdaki kişi, yaşanan durumları ve kişisel özellikleri daha tarafsız bir gözle görmekte ve tarafsız olarak değerlendirebilmektedir.

Çoğu insan, görüş ve düşüncelerini açık ve dürüst olarak ilettiğinde bunun eleştiri olarak algılanacağını ve hoş karşılanmayacağını bilir. “İnsanlar eleştiriden hoşlanmazlar, özellikle bu eleştiri iş arkadaşlarından, aile üyelerinden, dostlarından, tanıdıklarından, tanımadıklarından ve diğerlerinden geldiğinde” şeklindeki bir söz aslında çoğu insanın eleştiriye açık olmadığını esprili bir şekilde özetler.

Çok yaygın olarak eleştiri, insanları rahatsız eden, bilmek ve duymak istemediklerini ifade eden bir iletişim biçimi şeklinde algılanır.

Oysa toplumsal ilişkilerde ve iş ortamlarında eleştiriye açık olmak, gerekli olduğu yerde ve zamanda eleştirmekten ve eleştirilmekten çekinmemek gerekir. Eleştiri kişisel gelişmenin ve başkalarını geliştirmenin etkili bir yoludur. Eleştirerek ve yapılan eleştirileri dikkatle dinleyip değerlendirerek neyin daha farklı yapılabileceğini, nelerin nasıl daha fazla iyileştirilebileceğini öğrenmek ve öğretmek mümkündür.

Şüphesiz, eleştirinin farklı etki yapan tarzları, türleri ve dozları vardır. Kişilik özelliklerine yönelen, başkalarının yanında rencide eden, kişinin beklemediği bir anda donup kalmasına neden olan, umutlarının heves ve heyecanının tükenmesine neden olan yıkıcı eleştiri, aslında eleştiriden çok art niyetli bir saldırıdır. Eleştiri, yıkmak, bitirmek ve yok etmek amacıyla yapılırsa saldırgan bir davranışa dönüşür ve büyük olasılıkla giderek tırmanan olumsuz bir çatışma sürecini başlatır.

Gerçek eleştiri, yol gösteren, destek sağlayan, moral ve ilham veren, yapıcı ve olumlu ifadeler içeren ve gerçek dostlar arasında olması gereken bir iletişim biçimidir. Böyle bir iletişim tarzına ortam yaratan ilişki anlayışı, sağlıklı bir eleştiri kültürünün oluşmasına bağlıdır.

Eleştiri kültürü, eleştirileri sağlıklı ve sürekli ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürekli besleme anlayışı ile yapabilme becerisidir. Aynı şekilde, eleştiri kültürü iyi niyetli, yol gösterici, destekleyici, iyileştirici ifadeleri ve önerileri içeren mesajları sabırla, anlayışla dinleme ve bu eleştiriler doğrultusunda kendini değiştirebilme, geliştirebilme becerisidir. Bu kültürde önemli olan eleştiri yapan kişi değil eleştirilen konu, durum veya özelliktir.

Eleştiri kültürü, eleştirilerin hoşgörü, sabır, anlayış, etkili ve empatik dinleme, saygı ve nezaket temellerine dayalı olarak durumlar, fikirler ve konular üzerinde yapılmasını gerektirir. Kişilere ve kişilik özelliklerine yönelik eleştiriler çoğu kez dedikodu, suçlama, şikâyet, saldırı, duygusal taciz ve benzeri nitelikler taşır ve bunların eleştiri kültüründe yeri yoktur.

Prof. Dr. İsmet BARUTCUGİL


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler